Hitchcock, 13 Ağustos 1899’da Londra’da üç çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası da dedesi gibi manavlık yapıyordu. Hitchcock’un, iyi huylu bir çocuk olduğunu ve babasının ona “ışık saçmayan küçük lambam” dediğini ve hiç oyun arkadaşı olduğunu hatırlamadığını söylemiştir (Wikipedia.org/Alfred_Hitchcock). Ayrıca okul arkadaşları ona “Cocky” yani “Burnu havada” lakabını takmışlardır (listelist.com/alfred-hitchcock-sinemasi).

Sessiz sinema döneminde sinemaya ilgi duymuş ve 1919 yılında ara yazı kartları tasarımcısı olarak işe başlamıştır. 1923 yılında Always Tell Your Wifeadlı kısa komedi filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini yaşamıştır. 1927 yılında yönetmenliğini yaptığı gerilim ve gizem tür öğelerini içeren Kiracı filmiylehem ticari bir başarı kazanmış hem de olumlu geri dönüşler almıştır. İlk dönem sinemasında Alman Dışavurumcu tekniklerinden etkilendiğini belirterek kendi sinema anlayışını bu etkileşimden sonra bulduğunu ifade etmiştir. Filmografisinin belirli temaları içermesinin yanı sıra 1939 yılında Hollywood’a geçtikten sonra da bireysel çizgisini bozmamıştır.
Auteur kuramının en büyük destekçilerinden biri olan Amerikalı film eleştirmeni Andrew Sarris’e göre, auteur bir yönetmende olması gereken üç temel özellik şöyledir: Teknik ustalık, kişisel stil ve içsel anlam. (Akt. Yücel, 2018 :113).
Hollywood’a taşınan İngiliz yönetmen, Rebecca (1940), Rope, (1948) gibi sinema otoriteleri tarafından da beğeniyle karşılanan başarılı filmlerle kariyerine devam etmiştir. Filmlerinde teknik unsurlara verdiği önemle; tek planlar ve uzun sekanslar, filmin akışı içindeki gereksiz planları barındırmayan titiz çalışmalar yapmıştır. İkinci Dünya Savaşında birtakım propaganda filmleri de çekmiş ve 1954 ile 1963 yıllarında yaptığı filmler en başarılı filmleri olarak kabul görmüştür. Rear Window (1954),To Catch a Thief (1955), Vertigo (1958) North by Northwest (1959), Psycho (1960), The Birds (1963) filmleri aynı zamanda birçok teknik unsuru uyguladığı ve bu bağlamda sinemaya kattığı yeniliklerle de bilinmektedir. Filmlerinde tercih ettiği anlam öğelerinden; röntgenci karakter anlayışı, gerilim unsurunun gerçekçilik bakımından uygulanabilmesi, seyircide şok etkisi yaratma konularındaki sürekliliği, filmlerin yaratıcı unsurlarındaki kişisel hakimiyeti Hitchcock’u Auteur yönetmen yapan unsurlardan birkaçını oluşturur. Örneğin; Psycho filmindeki meşhur duş sahnesinde, 78 farklı kamera açısını 45 saniye göstermiş ve 52 tane de kesme yapmıştır. Filmlerinin teknik tercihlerini özgün bir yaratıcılıkla kullanmıştır.
İlk filminden son filmine kadar çektiği bütün filmlerde birkaç saniyeliğine de olsa rol alan yönetmen, bu tercihiyle sinemaya Cameo kavramını kazandırmıştır. Bu kavramı, plan içindeki bir noktanın doldurulması ihtiyacından çıktığını ve zamanla bunun bir batıl inanca dönüştüğünü belirtmiştir. Cameo kavramı, çeşitli değişik biçimlerde kullanılmaya devam edilmektedir. Star bir oyuncunun filmde çok küçük rolde yer alması veya önemsiz bir eylemi gerçekleştirmesi şeklinde de kullanılmaktadır.
Hitchcock’un sinemada popülerleştirdiği bir başka unsur ise MacGuffin’dir. Filmde karakter için önemli bir öğe olarak gösterilen ancak ne olduğu tam olarak anlaşılamayan, seyircide merak unsuru uyandırdıktan bir süre sonra da unutulan, çoğu zaman film bittiğinde akıbetinden haber alınamayan herhangi bir nesne veya söylem olabilmektedir. Örneğin; Psycho filminde bankadan çalınan 40 bin dolar para, filmin başlangıç unsuru olarak önemlidir ancak daha sonra paranın akıbetiyle ilgili bilgi verilmez. Çalınan paradan çok Bates Motel’de geçen sahneler önemlidir. Bir başka popüler kullanımı ise Quentin Tarantino’nun 1994 yapımı Ucuz Roman (Pulp Fiction) filminde açıldığında dışarıya ışık saçan çanta nesnesi örnek gösterilmektedir.

‘’Benim işim, resimlerle sinemada heyecan gerilim yaratmaktır. Benim adım Alfred Hitchcock ’tur ve ben, bu adın tutsağıyım.’’ (Akt. Bolat, 2018:44). Auteur yönetmenlerin filmlerinde bireysel tercihler ve içsel anlamın dışavurumu çokça görülür. Hitchcock, çocukken içe dönük ve çevresine karşı mesafeli duran bir karakter olduğu bilinir. Evlenene kadar kadınlarla kuramadığı sağlıklı iletişim, kendi sinemasında bir dışavuruma dönüşmüştür. Örneğin; filmlerindeki oyuncu tercihlerinde genellikle sarışın kadınlara rol vermiştir. Ayrıca oyunculara karşı yaptığı soğuk şakalar, takıntılı birtakım davranışlar yönetmenin içsel anlatımı yansıtan örnekler arasında yer almaktadır.

Sonuç olarak; gerilim, gizem, casusluk gibi türleri filmlerinde içten bir bireysellik, içten bir özgünlükle uygulamıştır. Kedine has yenilikçi teknik unsurları kullanmadaki becerisi, senaryolarını titizlikle çekmesi, yarattığı karakterin film içendeki inandırıcılığı, sessiz sinemadan Hollywood’a uzanan uzun kariyerinde, kişisel sinema anlayışından taviz vermemesi onu öncü ve auteur yönetmen sınıfına yükseltmiştir. Bir filmin iyi olması filmin kötü karakterinin iyi yazılmasıyla da ilgili olduğunu savunmuş, anti kahramanların güçlü olduğu filmler çekmiştir.

Oluşturduğu karakterin psikolojik durumlarının seyirci tarafından hissedilmesine ve karakterlerin davranışları üzerindeki psikolojik etkileri de göstermeyi tercih ederken Freudyen perspektiften de değerlendirilebilen filmlere imza atmıştır. Gerilim filmlerini korku filmlerinden ayırmış, iki türü birbirine karıştırmamıştır. Ayrıca çekime başlamadan önce ön hazırlığa çok önem vererek iyi filmin kurgu masasında değil, çalışma masasında yapıldığına dikkat çekmiştir. Temelde bir yönetmenle özdeşlemiş, kişisel tercihlerin bütün filmografisine etki etmesi, filmin yaratım unsurlarındaki hakimiyeti ve özgünlüğü Auteur kavramı içinde değerlendirilir. Alfred Hitchcock,sinema kariyeri boyunca sürdürdüğü bu anlayış onu Auteur kavramının en bilinen yönetmeni haline getirmiştir.
Kaynakça:
BOLAT, N. (2018). Gerilim ve Mizahın Mükemmel Uyumu: Alfred Hitchcock. Middle Black Sea Journal of Communication Studies , 3 (2) , 43-53 .
DİKEN Yücel, D. (2018). Ümit Ünal ve “Oda” Filmleri: 9, Ara, Nar. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, (29), 110-127.
EROL,V. (2017). Bilinçaltı Direksiyona Geçtiğinde- Gerilim Sinemasında Psikanalitik Alt Metinler: Duel Örneği. SineFilozofi, 2 (3), 112-136.
ÖZER, D. (2018). François Truffaut Sineması’nda Alfred Hıtchcock Etkisi. T.C. Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo, Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi.
İnternet Kaynakları:
https://tr.wikipedia.org/wiki/MacGuffin, Erişim Tarihi: 16.01.2021.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Alfred_Hitchcock, Erişim Tarihi: 14.01.2021.
https://filmloverss.com/nereden-baslamali-alfred-hitchcock/., Erişim Tarihi: 14.01.2021.
https://listelist.com/alfred-hitchcock-sinemasi/, Erişim Tarihi: 14.01.2021.
https://www.youtube.com/watch?v=OtOawE5DteQ, Erişim Tarihi: 05.01.2021.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sap%C4%B1k_(film,_1960, Erişim Tarihi: 05.01.2021.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Arka_Pencere, Erişim Tarihi: 08.01.2021.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ku%C5%9Flar_(film,_1963), Erişim Tarihi: 08.01.2021.
Erişim Tarihi: 08.01.2020
https://tr.wikipedia.org/wiki/Gizli_Te%C5%9Fkilat, Erişim Tarihi: 07.01.2021.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Rebecca_(film), Erişim Tarihi: 05.01.2021.
Erişim Tarihi: 05.01.2021.