Christopher Nolan’ın lineer olmayan anlatım tarzını zirveye taşıdığı bu kült yapım, seyirciyi de başkarakter gibi kısa süreli hafıza kaybının içine hapsediyor. Sondan başa doğru ilerleyen kurgusuyla “gerçek nedir?” sorusunu sorduran film, sinemanın sadece bir hikaye anlatma aracı değil, aynı zamanda bir yapboz olabileceğini kanıtlıyor.
Film Künyesi
Orijinal Adı
Memento
Yönetmen
Christopher Nolan
Senaryo
Christopher Nolan (Jonathan Nolan’ın “Memento Mori” hikayesinden)
Görüntü Yönetmeni
Wally Pfister
Müzik
David Julyan
Kurgu
Dody Dorn
Başroller
Guy Pearce, Carrie-Anne Moss, Joe Pantoliano
Tür
Neo-Noir, Psikolojik Gerilim, Gizem
Süre
113 Dakika
Yapım Yılı / Ülke
2000 / ABD
Bütçe / Hasılat
9 Milyon $/ 40 Milyon$
Önemli Ödüller
Akademi Ödülleri (En İyi Özgün Senaryo ve Kurgu Adaylıkları), AFI Yılın Filmi Ödülü
11 yaşındaki Sophie ve babası Calum, Fethiye’de güneşli bir tatildedir. Dışarıdan bakıldığında her şey huzurlu görünse de, kadrajın kenarlarında Calum’un iç dünyasındaki sessiz fırtınalar gizlidir. Yıllar sonra yetişkin Sophie, elindeki MiniDV kayıtlarını izlerken tanıdığını sandığı babasının aslında hiç bilmediği yüzleriyle karşılaşır.
Film Künyesi
Orijinal Adı
Aftersun
Yönetmen
Charlotte Wells
Senaryo
Charlotte Wells
Görüntü Yönetmeni
Gregory Oke
Kurgu
Blair McClendon
Müzik
Oliver Coates
Başroller
Paul Mescal, Frankie Corio, Celia Rowlson-Hall
Tür
Dram, Psikolojik, Bağımsız Sinema
Süre
102 Dakika
Yapım Yılı / Ülke
2022 / Birleşik Krallık, ABD
Çekim Lokasyonu
Fethiye, Türkiye
Bütçe / Hasılat
5 Milyon $/ 12.9 Milyon$
Önemli Ödüller
BAFTA (En İyi Çıkış Yapan İngiliz Yazar/Yönetmen), Cannes (French Touch Jüri Ödülü), Akademi Ödülleri (En İyi Erkek Oyuncu Adaylığı – Paul Mescal)
Alejandro G. Iñárritu’nun tek bir plan sekans gibi görünen büyüleyici kurgusuyla çekilen bu film, eski bir süper kahraman aktörünün Broadway sahnesinde kendini yeniden var etme çabasını anlatıyor. Gerçeklik ile hayalin iç içe geçtiği yapım, ego ve sanat arasındaki o ince çizgiyi teknik bir ustalıkla sergiliyor.
Film Künyesi:
Orijinal Adı
Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance)
Yönetmen
Alejandro G. Iñárritu
Senaryo
Alejandro G. Iñárritu, Nicolás Giacobone, Alexander Dinelaris Jr., Armando Bo
Görüntü Yönetmeni
Emmanuel Lubezki
Müzik
Antonio Sánchez (Caz Davul)
Kurgu
Douglas Crise, Stephen Mirrione
Oyuncu Kadrosu
Michael Keaton, Edward Norton, Emma Stone, Naomi Watts, Zach Galifianakis
Tür
Dram, Komedi (Kara Mizah)
Süre
119 Dakika
Yapım Yılı / Ülke
2014 / ABD
Bütçe / Hasılat
18 Milyon $/ 103 Milyon$
Önemli Ödüller
4 Akademi Ödülü (En İyi Film, Yönetmen, Senaryo, Görüntü Yönetimi)
98. Akademi Ödülleri, Los Angeles’taki efsanevi Dolby Theatre’da düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Conan O’Brien’ın kendine has mizahıyla sunduğu gecede, sinema dünyasının kalbi Los Angeles’ta attı. Yılın en çok merak edilen yarışı, usta yönetmen Paul Thomas Anderson’ın son başyapıtı One Battle After Another’ın zaferiyle sonuçlandı. Yapım, “En İyi Film” dahil pek çok ana kategoride rakiplerini geride bırakarak gecenin tartışmasız galibi oldu.
Akademi’nin en prestijli ödülünü kucaklayan film; sadece ana dallarda değil, senaryo ve kurgu gibi teknik ve yaratıcı alanlarda da mutlak bir üstünlük kurdu. Gecenin bir diğer parlayan yıldızı ise Ryan Coogler imzalı Sinners oldu. Film, ana ödülü kaçırmış olsa da oyunculuk ve teknik kategorilerdeki başarısıyla adından söz ettirmeyi başardı.
Zirvenin Sahibi: One Battle After Another
Oscar 2026’nın en büyük ödülü olan “En İyi Film”, beklentileri boşa çıkarmayarak One Battle After Another’a gitti. Sezon boyu ödül listelerinin zirvesinden inmeyen yapım, Akademi üyelerinin oylarıyla bu başarısını taçlandırdı. Geceyi toplamda 6 Oscar ile kapatan film, yılın en güçlü “prestij yapımı” olduğunu kanıtladı.
Filmin Kazandığı Ödüller:
En İyi Film
En İyi Yönetmen
En İyi Uyarlama Senaryo
En İyi Kurgu
En İyi Oyuncu Seçimi (Casting)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Paul Thomas Anderson İçin Kariyer Zirvesi
Gecenin en duygusal anlarından biri, Paul Thomas Anderson’ın “En İyi Yönetmen” ödülünü almak için sahneye çıktığı andı. Usta yönetmen, bu başarısıyla kariyerinin en önemli dönüm noktalarından birine imza attı. Sinema otoriteleri, bu zaferi Akademi’nin “auteur” (yaratıcı yönetmen) sinemasına verdiği güçlü bir destek olarak yorumladı.
Oyunculuk Ödüllerinde Beklenen ve Hak Edilen Zaferler
Oyunculuk kategorileri, bu yıl da gecenin en çok konuşulan anlarına sahne oldu. Jessie Buckley, Hamnet filmindeki performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanırken; Michael B. Jordan, Sinners filmindeki devleşen oyunculuğuyla “En İyi Erkek Oyuncu” Oscar’ını evine götürdü.
Oscar 2026 Oyunculuk Kazananları:
En İyi Kadın Oyuncu: Jessie Buckley (Hamnet)
En İyi Erkek Oyuncu: Michael B. Jordan (Sinners)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Madigan (Weapons)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sean Penn (One Battle After Another)
Sinners ve Frankenstein: Estetik ve Teknik Başarı
Ryan Coogler imzalı Sinners, En İyi Film ödülünü kaçırsa da görsel anlatımı ve atmosferiyle törene damga vurdu. Film; En İyi Özgün Senaryo, En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Özgün Müzik dallarında aldığı ödüllerle teknik becerisini tescilledi.
Tasarım kategorilerinde ise tam bir Frankenstein hakimiyeti vardı. Yapım; Kostüm Tasarımı, Prodüksiyon Tasarımı ve Saç-Makyaj dallarındaki tüm ödülleri toplayarak estetik bütünlüğün bu yılki temsilcisi oldu.
Animasyon ve Teknikte Öne Çıkanlar
Animasyon dünyasında K-Pop Demon Hunters, hem En İyi Animasyon Film hem de popüler kültürde yankı uyandıran “Golden” parçasıyla En İyi Özgün Şarkı ödüllerini alarak geceyi iki ödülle kapattı.
Teknik tarafta ise beklenen dev prodüksiyonlar sahne aldı:
En İyi Ses:F1
En İyi Görsel Efekt:Avatar: Fire and Ash
Kısa Film Kategorisinde Tarihi Beraberlik!
Gecenin en büyük sürprizi “En İyi Canlı Aksiyon Kısa Film” kategorisinde yaşandı. Akademi tarihinde nadir görülen bir durum gerçekleşti ve ödül, The Singers ile Two People Exchanging Saliva yapımları arasında paylaştırıldı. Bu “ex-aequo” (beraberlik) kararı, törenin en çok ilgi çeken anlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Oscar 2026: Tam Kazananlar Listesi
Ana Kategoriler
En İyi Film:One Battle After Another
En İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson (One Battle After Another)
En İyi Kadın Oyuncu: Jessie Buckley (Hamnet)
En İyi Erkek Oyuncu: Michael B. Jordan (Sinners)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Madigan (Weapons)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sean Penn (One Battle After Another)
Senaryo ve Kurgu
En İyi Uyarlama Senaryo:One Battle After Another
En İyi Özgün Senaryo:Sinners
En İyi Kurgu:One Battle After Another
En İyi Oyuncu Seçimi:One Battle After Another
Teknik ve Tasarım
En İyi Görüntü Yönetimi:Sinners
En İyi Özgün Müzik:Sinners
En İyi Özgün Şarkı: “Golden” (K-Pop Demon Hunters)
En İyi Kostüm Tasarımı:Frankenstein
En İyi Prodüksiyon Tasarımı:Frankenstein
En İyi Görsel Efekt:Avatar: Fire and Ash
Uluslararası ve Belgesel
En İyi Uluslararası Film:Sentimental Value (Norveç)
En İyi Uzun Metraj Belgesel:Mr. Nobody Against Putin
Türk sinemasının dünyaca ünlü yönetmeni Nuri Bilge Ceylan, “Kuru Otlar Üstüne”nin ardından rotasını yeniden Anadolu’nun derinliklerine ve insan ruhunun sessiz kıyılarına çeviriyor. 2026 yazında çekimlerine başlanacak olan yeni uzun metrajlı filmi “Yorgun Güneş” (Pale Sun), hem oyuncu kadrosuyla hem de merak uyandıran hikâyesiyle şimdiden sinemaseverlerin markajına girdi. İşte projeye dair tüm teknik detaylar ve özel bilgiler:
Baba-Kız Arasındaki “Zaman ve Sessizlik”
Arte France Cinéma’nın desteğiyle duyurulan filmin resmi özeti, izleyiciyi duygusal açıdan yoğun bir dramın beklediğini fısıldıyor. Hikâye, Ankara’nın banliyölerinde yalnız bir hayat süren emekli Sabri’nin (Altan Erkekli), İstanbul’da yaşayan kızı Defne’nin (Pınar Deniz) davetiyle bir sahil kasabasındaki yazlığa gitmesini konu alıyor.
Yeniden bir araya gelmenin yarattığı ilk sevincin ardından, karakterlerin arasına geçmişin gölgeleri düşmeye başlıyor. Film; sevgi ve yorgunlukla örülmüş bir baba-kız ilişkisi üzerinden, zamanın ve sessizliğin insanlar arasında yarattığı o aşılması zor mesafeyi keşfedecek.
Yıldızlar Karması: Kesinleşen Oyuncu Kadrosu
Filmin oyuncu seçimi, Ceylan sinemasının alışıldık gerçekçi üslubunu destekleyecek güçlü isimlerden oluşuyor:
Pınar Deniz: Hikâyenin merkezindeki Defne karakterine hayat verecek. Deniz, eşi ve babası arasındaki duygusal gerilimde sıkışıp kalan bir kadını canlandıracak.
Altan Erkekli: Ankara’da yalnız yaşayan baba Sabri karakteriyle karşımıza çıkacak.
Osman Sonant: Defne’nin eşi rolüyle kadroda yer alıyor.
Henüz Defne’nin oğlu karakterini canlandıracak çocuk oyuncu ve yardımcı oyuncu kadrosu hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.
Prodüksiyon Notları ve Çekim Takvimi
Filmin yapımcılığını, yönetmenin uzun süredir iş birliği yaptığı NBC Film (Türkiye) ile Fransız ortakları Memento Production ve Arte France Cinéma üstleniyor. Çekimlerin Haziran 2026’da başlaması ve Ağustos sonuna kadar yaklaşık üç ay sürmesi planlanıyor.
Ege Kıyıları: Hikâyenin büyük kısmının geçeceği, gerilimlerin tırmandığı sahil kasabası.
İstanbul: Karakterlerin geçmişine dair arka plan sahneleri.
*Kapak görseli ve poster yapay zeka ile üretilmiştir.
2027 Cannes Yolcusu
Nuri Bilge Ceylan’ın gelenekselleşen festival takvimi göz önüne alındığında, “Yorgun Güneş”in dünya prömiyerini 2027 Cannes Film Festivali’nde yapması bekleniyor. Uluslararası dağıtım haklarını ise Memento Film yürütecek. Sinemaseverler, zamanın ve sessizliğin bu yeni şiirsel anlatımı için şimdiden gün saymaya başladı.
“Ahtapottan Öğrendiklerim”, doğanın karmaşıklığını ve öğrenilecek pek çok şeyin olduğunu vurgulayan etkileyici bir belgeseldir. Belgesel, denizaltı yaşamının gizemli ve zengin dünyasına bir pencere açıyor.
Belgeselin odak noktası olan ahtapotlar, zekaları, adaptasyon yetenekleri ve sosyal davranışlarıyla izleyicilere şaşırtıcı bir şekilde yakın hissettirir. Deniz altındaki bu hayvanlar, inanılmaz kamufle olma yetenekleriyle dikkat çekerken, aynı zamanda avlanma stratejileri ve avlarını yakalama teknikleriyle de hayranlık uyandırır.
Belgesel, ahtapotların bilimsel araştırmalarda nasıl kullanıldığını ve insanlar için ne kadar önemli olduğunu da vurgular. Ayrıca, ahtapotların öğrenme yetenekleri ve hafızalarıyla ilgili yapılan çarpıcı deneyler de belgeselde yer alır.
Doğanın inceliklerine odaklanan “Ahtapottan Öğrendiklerim”, izleyicilere doğanın derinliklerindeki karmaşıklığı anlama fırsatı sunar. Ahtapotların sadece deniz altının sıradan bir parçası olmadığını, aynı zamanda bilinçli ve meraklı varlıklar olduklarını gösterir. Bu belgesel, insanların doğayla olan ilişkisini yeniden değerlendirmeye teşvik ederken, doğal dünyanın mucizelerine olan hayranlığımızı artırıyor.
BBC eleştirmenleri 2023’ün en iyi dizilerini listeledi.
1. The Last of Us
Naughty Dog tarafından geliştirilen ve aynı adı taşıyan, 2013 yapımı video oyununa dayanan dizide, medeniyeti büyük ölçüde yok eden bir felaket sonrasında ABD’de uzun bir yolculuğa çıkan genç Ellie (Bella Ramsey) ve ona eşlik eden Joel (Pedro Pascal) karakterlerinin öyküsü anlatılmaktadır.
2. Poker Face
Teknoloji milyarderi olan Jake Foley, yüksek bahisli bir poker oyunu düzenlemek için çocukluk arkadaşlarını Miami’deki mülkünde toplar. Jake ve arkadaşlarının, hem nefret hem de sevgi dolu bir ilişkisi vardır.
3. Shrinking
Yas tutan bir terapist, eğitimini ve ahlakını göz ardı ederek danışanlarına tam olarak ne düşünüyorsa onu söylemeye başlar. Kendisininki de dahil olmak üzere bu insanların yaşamlarında büyük değişiklikler yarattığını fark eder.
4. Succession
Dizi, küresel bir medya ve eğlence holdingi olan Waystar RoyCo’nun sahipleri olan Roy ailesinin, aile reisi Logan Roy’un (Brian Cox) sağlığının tehlikede olduğu bir ortamda şirketin kontrolü için mücadele etmesini konu alıyor.
5. Beef
Beef, başarısız müteahhit Danny Choe ve başarılı bir girişimci olan Amy Lau’nun trafikte yaşanan ciddi bir tartışma sonrasında hayatlarının altüst olmasını konu alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=AFPIMHBzGDs
6. Dead Ringers
ikiz kardeşlerin uyuşturucular ve sevgililerin yanı sıra modası geçmiş uygulamaları sorgulamasını ve kadınların sağlığını öne çıkarmak için tıp etiğinin sınırlarını zorlamak pahasına ne gerekiyorsa ödün vermeden yapma arzularını anlatıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=FA_XOruRFfU
7. The Diplomat
Uluslararası bir krizin ortasında, bir diplomatik kariyer memuru İngiltere elçisi olduğu yüksek profilli yeni işi ve parlak bir politikacıyla çalkantılı evliliği arasında bocalar.
8. Happy Valley
Catherine, kırsal bir Yorkshire kasabasında yaşayan polis çavuşudur. Yıllar önce kaybettiği kızının acısını yaşayan Catherine, bir yandan oğlu ile ilgilenmeye çalışırken bir yandan da uyuşturucu tedavisi gören kardeşi ile ilgilenir
9. Silo
Bir topluluğun 144 kattan oluşan dev bir yer altı silosunda var olduğu distopik bir gelecekte geçen filmde Rebecca Ferguson, geçmişinin ve bugününün gizemlerine karışan bir mühendisi canlandırıyor.
10. The Bear
Kaliteli yemek dünyasından genç bir şef olan Carmen “Carmy” Berzatto (Jeremy Allen White), yürek burkan bir ölümün ardından ailesinin sandviç dükkanını işletmek için Chicago’ya gelir. Carmy, restoranı ve kendisini dönüştürmek için savaşırken, zorlu mutfak ekibi sonunda onun için yeni bir aile olur.
Hüzün Üçgeni, Ruben Östlund’un ilk İngilizce uzun metrajlı filminde yazıp yönettiği 2022 yapımı satirik bir kara komedi filmidir. Filmin başrollerinde Harris Dickinson, Charlbi Dean (son filmindeki rolüyle), Dolly de Leon, Zlatko Burić, Henrik Dorsin, Vicki Berlin ve Woody Harrelson yer alıyor. Film, zengin konuklarla lüks bir gemi yolculuğuna çıkan ünlü bir çiftin ıssız bir adada mahsur kalmasını ve hayatta kalma mücadelesini konu alıyor.
Hüzün Üçgeni dünya prömiyerini 21 Mayıs 2022’de 2022 Cannes Film Festivali’nde yaptı ve sekiz dakika boyunca ayakta alkışlanarak Altın Palmiye ödülünü kazandı.
Ayrılma Kararı , yapımcılığını ve yönetmenliğini Park Chan-wook’un üstlendiği, senaryosunu sık sık birlikte çalıştığı Chung Seo-kyeong ile birlikte yazdığı 2022 yapımı Güney Koreli neo-noir romantik gizem filmidir. Film, evli dedektif Jang Hae-jun’un (Park Hae-il) bir adamın ölümü üzerine yaptığı soruşturmanın onu adamın dul karısı Çinli göçmen Song Seo-rae’ye (Tang Wei) götürmesini konu alıyor. Hae-jun’un Seo-rae’yi şüpheli olarak araştırması, yavaş yavaş ona karşı hisler geliştirmesine yol açar.
‘’Son Umut (Özgün adı: Children of Men), 2006 yılı yapımı, bilimkurgu temalı, senaryosu P.D. James’in 1992 yılında yayımladığı aynı isimli eserinden uyarlanan sinema filmidir. Filmin yönetmenliğini Alfonso Cuarón yapmıştır. Hikâye 2027 yılında Londra’da başlamaktadır. Theo Faron (Clive Owen) geleceğin bu dağılmış dünyasında kendi halinde yaşayan bir adamdır. Dünya’da büyük yıkımlar yaşanmış ve en sağlıklı kalmış yer olarak İngiltere göze çarpmaktadır. Bu nedenle ülkeye her yerden ciddi bir mülteci akını olmuştur. Ayrıca kısırlık dünyanın üstüne bir felaket olarak çöreklenmiş, yeni doğum olmamakla birlikte yaşayan en genç insanların yaşı 18 civarına kalmıştır.’’ (Wikipedia, Children of Men, 2006).
Film, bir kafede başlar. Televizyon’da o gün yaşayan en genç çocuk olan Diego’nun öldüğü haberleri geçmektedir. İnsanlar üzgün bir şekilde haberi takip ettikleri görülmektedir. Çocukların olmadığı bir dünyada insanların mutsuz olduğu belirtilmektedir. Filmin başkarakterlerinden Faron’da kafede bulunmaktadır, bir kahve alıp dışarı çıktıktan sonra kafede patlama olur.
Fotoğraf 1: Fotoğraf 2:
Filmin kirli yeşil tonları filmin başından sonuna kadar tercih edilmiştir. Bu distopik bir film anlamı taşımaktadır. ‘’Fotoğraf 2’’ de görülmekte olan çöp yığınları da filmin geçtiği mekânın tasvirini yapmaktadır. (Bu sahneler filmin jenerik öncesi sahneleridir.)
Fotoğraflar 3
Bir otobüs içindeki Televizyon ekranlarında dünyanın bütün şehirlerin karışıklık ve yok olmak üzere oldukları gösterilirken İngiltere’nin güçlü kaldığı haberi yapılmaktadır.
Fotoğraflar 4
Şehirden sıkılan Theo, sık sık ormanın içindeki bir evde hasta eşiyle yaşayan Jasper’ın yanına gitmektedir. Aralarındaki konuşmalarda dünyanın bu durumunu; kirliliğe, gama ışınlarına ve bunlara bağlı bulaşıcı hastalıklara bağlamaktadırlar. Bu bağlamda da bütün dünyada kısırlığın olduğu, hiçbir çocuğun doğmadığı görüşü geçmektedir.
Fotoğraflar 5
Distopik Londra şehrinde, başka ülkelerden kaçak olarak getirilen göçmenler kafeslere koyularak toplama kamplarına götürülmektedir. Bir yandan ise ölen en genç insan olan Diego, şehrin her yanında anılmaktadır.
Fotoğraflar 6
Theo, mültecilerin haklarını savunan ama devlet tarafından terör örgütü olarak görülen bir grup tarafından kaçılır. Julian (Julianne Moore), bu örgütün lideri ve aynı zamanda Theo’nun eski eşidir. Yıllar önce küçük çocukları ölmüş ve ayrılmışlardır. Theo’nun, bürokrat olan kuzenin ’den mülteci bir kadını ‘’İnsan projesi’’ kapsamında başka bir yere götürebilmek için geçiş katları almasını istemektedirler.
Fotoğraf 7 Fotoğraf 8
Fotoğraf 7’de Battersea Elektrik Santrali görülmektedir. Santral üst düzey bürokratların kaldıkları yere dönüştürülmüştür. Bu aynı zamanda Pink Floyd’un 1977’de çıkardığı müzik albümü Animals’ın kapak fotoğrafıdır. Fotoğraf 8’de görülmekte olan domuz ise albüm kapağının detayında yer almakla birlikte 1945 yılında George Orwell tarafından yazılan Hayvan Çiftliği kitabına da bir göndermedir.
Fotoğraf 9 : Pink Floyd Animals Albüm Kapağı Fotoğraf 10: George Orwell Hayvan Çiftliği
Fotoğraf 11 Fotoğraf 12
Theo, geçiş kartları için kuzeni Nigel’ın evine gitmiştir. Fotoğraf 11’de Michelangelo’nun yaptığı devasa Davut heykeli ve heykelin önünde bekleyen iki hasta köpek olduğu görülmektedir. Heykel; Davut’un dev Golyat’la karşı karşıya geldiği ve onunla savaşmaya karar verdiği anı temsil etmektedir. Davut heykeli yapıldığı 16. Yüzyıldan itibaren taşıdığı birtakım politik sebepler yüzünden saldırıya uğradığı bilinmektedir.
Yine filmin geçtiği dönem itibariyle dünyadaki kaotik durumdan dolayı Davut heykeli saldırıya uğramış, üst düzey bir bürokrat olan Nigel, heykele sahip çıkmıştır. Heykel, gücü iktidarı temsil etmektedir. Bu temsil, Nigel’ın politik olarak güçlü bir adam olduğuna işaret etmektedir. Bir diğer detay ise heykelin önündeki iki hasta köpektir. Bunlar oturan iki aslan figürünü temsil etmektedirler.
Oturan aslan, barışı ve güçlü olmayı temsil etmektedir. Buradaki köpeklerin hasta ve bakımsız oldukları görülmektedir. Bu, dünyanın içinde bulunduğu kaotik ve ditopik durumu temsil etmektedirler.
Fotoğraf 12’de ise Pablo Picasso tarafından yapılan ve İspanya iç savaşını anlatan Guernica tablosu görülmektedir. Tablo, 1937 yılında Nazi uçaklarının bombaladığı İspanya’nın Guernica kentinin yok oluşunun ardından yapılmış bir eserdir. Eser, savaş karşıtı bir sanat eseri olarak bilinmektedir. Bu tablo, filmde tasvir edilen dünyanın ve Londra şehrinin içinde bulunduğu iç savaşı temsil etmektedir.
Fotoğraf 13 Fotoğraf 14
Geçiş kartlarını almış yola çıkarlar, yolda saldırıya uğrayıp bir çiftlikte saklanmaktadırlar. Theo, çiftliğe ilk geldiğinde önce köpekler daha sonra ise bir kedi tarafından sevildiği görülmektedir. Bu sevilme, Theo’nun güvenilir bir insan ve vicdanlı bir karakter olduğunu temsil etmektedir. Sonraki sahnelerde Hamile göçmen kadının sadece Theo’ya güvenmesi bu temsili desteklemektedir.
Fotoğraf 15 Fotoğraf 16
Theo, ahırda göçmen kadının hamile olduğunu öğrenir. Göçmen kadın bulunduğu ortam içinde saldırıda ölen Julian’dan sonra Theo’ya güven duymaktadır. Bir önceki sahnede köpek ve kedinin Theo’ya duyduğu sevgi de bulunulan kaotik ortam içinde güveni temsil etmektedir. Göçmen kadın, hamile olduğunu inekler ve buzağılarının içinde haber vermektedir. Dünyada hayvanların kısır olmadığı yalnızca insanların kısır olduğu anlaşılmaktadır. Dünyada uzun yıllar sonra doğacak bebeği, buzağılar temsil etmektedir. Ayrıca bu doğacak bebeğin devlet yetkililerinden gizlenmesi aksi takdirde devletin göçmen bir kadından doğacak bebeği, göçmenlere uygulanan politikalardan dolayı kabul etmeyeceği düşüncesi savunulmaktadır. Devlet, bu bebeğe el koyacak ve bir düşeşten doğmuş gibi halka sunulacağını düşülmektedir. Bu yüzden göçmen haklarını savunan silahlı gruplar bebeği koz olarak kullanmak istemektedirler.
Fotoğraf 17 Fotoğraf 18
Göçmen örgütünün farklı amaçları olduğunu öğrenen Theo, göçmen kadınla kaçar. Başka bir bölgeye geçmek için bir Polisle eski okulda bir görüşürler. Okul, dünyada çocuk olmadığından dolayı bakımsızlıktan harabeye dönmüş, içinde hayvanlar yaşar hale gelmiştir. Bu dünyada doğmayan çocukları temsil eden bir anlatımdır.
Fotoğraf 19 Fotoğraf 20
Göçmen kadın bebeğini dünyaya getirmiş, ‘’İnsan Projesi’’ kapsamında ‘’Tomorrow’’ adlı gemiye yetişebilmek için bir kayığa binerler. Fotoğraf 19’da Picasso’nun çizimlerine benzer köpek resimleri görülmektedir. Ayrıca kayıkla geçtikleri bu su tüneli bir durumdan başka bir duruma geçişi temsil etmektedir.
Fotoğraf 21 Fotoğraf 22
Su tünelinden çıkarlar ve denize açılırlar. Geminin geleceği şamandıraya doğru kürek çekerlerken savaş uçakları şehri bombalamaktadır. Bu Picasso’nun Guernica tablosunda bahsettiği İspanya iç savaşını temsil etmektedir. Çünkü Diktatör Franco, iç savaş döneminde Nazi uçaklarının Guernica kentini bombalamasına izin vermiş ve kent yok olmuştur.
Fotoğraf 23 Fotoğraf 24
Şamandıraya ulaşılmış ve İnsan Projesi kapsamında gelecek olan Tomorrow gemisi beklenmektedir. Theo’nun ağır yaralandığı anlaşılmaktadır. Az sonra gemi gelir ve film son bulur. Bu gemi Nuh’un gemisini temsil etmektedir. Büyük tufan gerçekleşmeden önce gemiye alınan çeşitli hayvan türlerinin hayata kalacağı ve bu türlerin ekolojiyi devam ettireceği inancı birçok dini kitapta yer almaktadır. Dünyanın birçok şehrinin yok olmaya yakın olduğu görülmektedir. Londra şehri de film boyunca savaş durumundadır. Göçmen kadının bebeği ile bu gemiye binmesi yok olan dünyada yeni bir umut olarak tasvir edilmektedir. Bu bağlamda Tomorrow gemisiyle Nuh’un gemisi arasında bir bağlantı kurulmaktadır. Filmini son jeneriği akarken oyun oynayan, gülüşen çocuk sesleri duyulur. Bu filmin gelecekle ilgili bir umudunun olduğu anlamına gelmektedir.